SABIR

Başımıza gelen MUSİBETLER ve SABIR

“Başınıza her ne musibet gelirse kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.” (Şûrâ, 30)
“Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.” (Hac, 35)

Demek ki işlediğimiz günahların bir kısmına ceza olarak musibet geliyor. Böylece ahirete kalmadan dünyada günahımızın cezasını ahirete göre çok hafif olarak çekiyoruz.

Sabrın büyüklüğü ve fazileti sebebiyle Kur'an-ı kerimde yetmişten fazla yerde sabır ve sabredenlere verilecek sevaplar bildiriliyor. Allahü teâlâ buyuruyor ki;
“Sabredenlerin mükâfatını, yapmakta olduklarının daha güzeliyle vereceğiz.” (Nahl, 96)
“Ey iman edenler, Allah’tan sabır ve namazla yardım isteyiniz. Allahü teâlâ elbette sabredenlerle beraberdir.” (Bekara, 153)
“Allah sabredenleri sever.” (İmran, 146)
“Sabredenlere, mükâfatları hesapsız verilir.” (Zümer, 10)
“Sabır ve namaz, yalnız Allah’tan korkan müminlere kolay gelir.” (Bekara, 45)
“Sabredenlere lütfumu, ihsanımı müjdele!” (Bekara, 155)
“Eyyub’ü, mal ve canına gelen musibetlere sabredici bulduk. O ne güzel kuldu, hep Allah’a yönelir, Ona sığınırdı.” (Sad, 44)
“Sabretmekte yarışınız!” (A.İmran, 200)

Sabrın fazileti o kadar büyüktür ki, Allahü teâlâ, sabrı çok aziz eyledi. Herkes sabır nimetine kavuşamaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
“Sabır, Cennet hazinelerinden bir hazinedir.” (İ.Gazali)
“Eğer sabır insan olsaydı, çok kerim ve cömert olurdu.” (Taberani)
“Hoşlanmadığın şeye sabır etmende büyük hayır vardır.” (Tirmizi)
“İbadetin başı sabırdır” (Hakim)
“Sabrın imandaki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.” (Deylemi)
“Hak teâlâ, sabırlı ve ihlaslı olanı, sorguya çekmeden Cennete koyar.” (Taberani)
“En hayırlı vasıta sabırdır.” (Hakim-i Tirmizi)
“Allahın yardımı, kulun sabrı ile beraberdir.” (Ebu Nuaym)
“Kimde şu üç şey varsa, dünya ve ahiretin hayrına kavuşmuş demektir: Kazaya rıza, belaya sabır, rahatlıkta dua.” (Deylemi)
“Hak teâlâ, kendini sabretmeye zorlayanı sabretmeye muvaffak kılar.” (Buhari)
Peygamber efendimiz, taş kaldırıp kuvvet denemesi yapanlara sordu:
Bu taşı kaldırmaktan daha zoru nedir?
Bildir ya Resulallah, dediler.
Öfkeli iken, öfkesini yener, sonra sabır yolunu tutarsa, sizin en ağır taş kaldıranınızdan daha kuvvetlidir. (T. Gafilin)

Sabır, acı şeyi yüzünü ekşitmeden içmektir. Yani, şikayet ve feryatta bulunmadan, hoşnutsuzluk göstermeden, gelen belaya katlanmaktır.
Sabır, muhalefetten sakınmak, belaların acılığını yudum yudum tadarken, sakin olmak, geçimde fakirlik baş gösterince zengin görünmektir.
Sabır, bela gelince güzel edeple durmak, şikayetsiz olmak, belada fâni, yok olmaktır. Sabır, afiyet gibi bela ile de arkadaş ve dost olmak, onunla bulunmaktır.
Sabretmek, kurtuluşa, başarıya sebep olan güzel huydur. Sabır, peygamberlerin hasletlerindendir. Bunun için atalarımız,
“Sabır, acı ise de meyvesi tatlıdır”
“Sabır selamettir”
“Sabırla koruk helva olur” demişlerdir.