KİMSENİN YAPTIĞI YANINA KALMAZ!
-Allah’ın adaleti er yada geç tahakkuk eder.Kimsenin yaptığı yanına kalmaz!..Bu gerçeği arap atasözün de şu kelimelerle ifade ederler:”Men dakka, duka”!..Türkçemizde ise;”Çalma kapıyı,çalarlar kapını” şeklinde dile getirirler.
-Eninde sonunda ilahi adalet yerini bulur,birinin kötü niyetle kapısını çalanın bir gün kapısı çalınır.Men dakka, dukka!dünyasıdır bu....
-Öyle ise kimse gücüne,kuvvetine,zorbasına ve dayatmasına güvenerek kötülüğe gelmesin.
-Unutmasın ki,Allah (imhal) eder,ama (ihmal) etmez...Yani mühlet verir,ama unutmaz,kimsenin yaptığını yanına bırakmaz
Bir de bakarsınız ki,kötü niyetle kapı çalanın bir gün kapısı çalınmış,yaptığı yanına kalmamış,adalet yerini bulmuştur...
-Demek ki kimsenin kötü niyetle kapısını çalmamalı,çalanlar da yanlarına kalacak sanmamalılar!..Bu tespitimizi mesaj yüklü bir başka tespitle netleştirmeye çalışalım.Şayet sabır gösterirde misali okuma lutfunda bulunursanız,ne söylemek istediğimi bu güzel misalim sonun da daha kolay anlayacak,hatta sohbetlerinizde de anlatacaksınız.....
-Efendim,Abbasi halifelerinin beşincisi Harun Reşid,sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beğenir. Yaprağı, kokusu, görünüşüyle dikkatini çaken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.-Bahçeye her geldiğim de bu güle bakarak dinleniyorum.Bunu özel korumaya al,toprağını iyi karıştır,suyunu sık ver,yapraklarını tezden döktürme!..
-Bahçıvan üzerine titremeye başlar gülün.Ne var ki,sakınan göze çöp batar derler ya.Aynen öyle olur.Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki,gülün dalına konan bir bülbül,ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak birer ikişer yere düşürmüş.Tek yaprak bırakmamış gülün başında...
-Korku içinde koşar halifeye:Sultanm,der,üzerine titrediğimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüş, tek yaprak bırakmamış gülün başında!..
-Harun Reşid,telaş etmeden cevap verir:üzülme efendi üzülme, der:Bülbülün yaptığı yanına kalmaz!..
-Rahat bir nefes alan bahçıvan işine döner.Bir başka gün bakar ki, bir yılan,yaprakları düşüren bülbülü yakalamış,zehirli dişleri arasına almış, yutmak üzere, otların arasında kayıp gidiyor.Heyecanla yine halifenin başına gelir:Sultanım,der,bülbülü bir yılan yakalamış, yutarken gördüm.Sultan yine telaşsız:Merak etme efendi,der,yılanın yaptığı da yanına kalmaz!..
-Bahçıvan yine işine döner...Bir ara bahçede çalışırken otların arasında yılanı görür.Hemen elindeki küreğiyle darbe üstüne darbe indirerek yılanı orada öldürür.Sevinçle geldiği halifeye durumu anlatır: Sultanım der,bülbülü yakalayan yılanı ben de bahçede otlar arasında yakalayıp küreğimle öldürdüm.Harun Reşid yine sakin !Bekle efendi bekle,der,senin de yaptığın yanına kalmaz!..
-Nitekim çok geçmeden bahçıvan hatalar yapar.Yakalayıp halifenin huzuruna çıkarırlar.Cezalandırılmasını isterler.Halife emrini verir:Atın bunu zindana!..
-Hemen yaka paça zindana doğru götürülürken geriye dönen bahçıvan şunları söyler:Sultanım,der,bülbülün yaptığı yanına kalmaz dediniz, onu yılan yuttu.Yılanın yaptığı yanına kalmaz dediniz, onu ben öldürdüm.Şimdi benim yaptığımda yanıma kalmıyor, siz zindana attırıyorsunuz.Herkesin yaptığı yanına kalmıyor da senin ki mi yanına kalacak? Demek sana da bir yapan çıkacak.Öyle ise gel sen bana yapma ki bir başkası da sana yapmasın!..
-Düşünmeye başlayan Harun Reşid, (Doğru söyledin bahçıvan)diyerek emrini verir:Bırakın bahçıvanı,çiçekleri sulamaya devam etsin!..Sultanımız, siz bunu affederseniz yaptığı yanına kalır!..
-Hayır der,kimsenin yaptığı yanına kalmaz.Yanına kaldığını sandığınız şeylerin hepsi de en ağır şekliyle ahirette ödenmeye tehir edilir.Ama gafil insanlar bunun farkına varamaz da,yaptığı yanına kalır sanırlar!..
-Evet,evet kimsenin yaptığı yanına kalmaz.Bunda hiç şüpheniz olmasın.Yanına kaldı sanılanlar daha ağırıyla ahirette ödenmeye tehir edilir.Ne var ki,gafil insanlar bunun farkına varamaz da yaptığı yanına kaldı sanırlar!..
-Öyle ise siz birilerine yapmayın ki birileri de size yapmak durumun da bulunmasın... - Ahmet Şahin-