|
KARACAOĞLAN…
Hak’kın kandilinde gizli sır idim Anamın beline indirdin beni Ak mürekkeb idim kızıl kan ettin Türlü renklere yandırdın beni.
Anamın karnında ben neler idim Yedi derya geçtim ummana daldım Dokuz aylık yoldan sefere geldim Bir kapısız hana indirdin beni.
Ben de bildim bu dünyaya geldiğim Tuzlandım da çaputlara belendim Bir zamanda beşiklerde eğlendim Anamın südüne kandırdın beni.
Beş yaşında akıl geldi başıma On yaşında gider oldum işime Varıp ta değin ben on beş yaşıma Bir kuru sevdaya yedirdin beni.
On beş yaşadım yirmiye yol oldu Otuzunda çevre yanım göl oldu Kırk yaşadım hayrım, şerrim belli oldu Hayrımı şerrimi bildirdin bana.
Ellisinde yaşım yarısını geçti Altmışında yolum yokuşa düştü Yetmişinde biraz tebdilim şaştı Mertebe mertebe indirdin beni
Sekseninde bera-cığım yazıldı Doksanında kan damarım büzüldü Yüz yaşında azalarım çözüldü Bir sabi masuma döndürdün beni
Karacaoğlan der ki yaktın, yandırdın Ecel şerbetini verdin kandırdın Emreyledin azrail’i gönderdin Hiç de doğmamışa döndürdün beni
|