HAVUZA DÖKÜLEN SÜT...

Hiç unutmam.. rahmetli babam köyümüzün ve çevrenin en çok okuyan ve arif bir kişisi idi.. köy odalarında, düğün dernek veya taziye gibi vesileler ile bir araya gelen topluluklarda çok güzel sohbetler yapar ve mesele'ler anlatırdı... Birikimli  birisi olduğu için herkes can kulağı ile kendisini dinlerdi.. (mekanı cennet olsun..)  Yine böyle bir sohbet esnasında zihnime kazınmış olan ve yıllar geçmesine rağmen hafızamda tazeliğini ve güncelliğini koruyan şöyle bir misal vermişti..

"Padişahın biri , akşamüstü  bütün ahalisini sarayının bahçesine  toplayarak onlara hitaben;

Ey ahali!.. Sarayımın bahçesindeki şu kocaman boş havuzu görüyorsunuz... sizlere emir veriyorum!. sabaha kadar herkesin bir kova süt getirerek bu havuza dökmesini ve sabah kalktığımda havuzu süt ile dolu görmek  istiyorum!.." demiş

Padişahın emir ve talimatını alan bir kısım ahalisi başlamış havuza birer kova süt dökmeye... derken hava karararak karanlık çökmeye başlayınca... insanlar nasılsa kimselerin kendisini karanlıkta görmediğini düşünerek kendi kendilerine.."- Nasıl olsa bu havuza herkes bir kova süt dökecek!.. benim bir kova su dökmem bir şey değiştirmez!?.. diyerek.. başlamışlar aynı düşünce ile havuza kovalar dolusu suyu boşaltmaya.. Nihayet sabah olup gün ağardığında padişah merakla havuza baktığında ne görsün!.. Havuz süt yerine su ile dolmuş!..

Şimdi havuzu toplum olarak düşünecek olursak.. acaba her birimiz bu havuza dökülen bir kova su muyuz? yoksa bir kova süt mü?...  A.Duman